SSS
Varis Tedavileri

Sıkça Sorulan Sorular

1. Ailesinde varis olanlarda (kalıtımla geçer): Variste kalıtım etkisi vardır. Anne, baba ya da kardeşlerde varis varsa, kişide varis olma ihtimali artar, ancak mutlaka varis olacak anlamına gelmez. Aynı şekilde ailede herhangi birinde varis olmasa da kişinin kendisinde varis olabilir.
2. Kadınlarda
3. Doğum yapmış olanlarda (özellikle 2 ve daha fazla doğum yapmış olanlarda )
4. Kilolu insanlarda (özellikle bayanlarda)
5. İşi gereği uzun süre ayakta kalan (öğretmenler gibi) ya da uzun süre oturanlarda daha sık görülür.

Varis neden oluşur sorusunun cevabı hala net değildir. Varis için üzerinde durulan en önemli konu toplardamarlardaki kapakların iyi çalışmamasıdır. Yani toplardamarda kapak yetmezliği ya da yetersizliği oluşmasıdır.

Bacak toplardamarında kan akımı ayaktan kalbe doğrudur. Bu akım tek yönlüdür. Kanın ayağa doğru geri akmaması gerekir. Kanın ayağa doğru geri akmasını engelleyen kapaklarda sorun olduğunda kan ara ara ters yönde ayağa doğru akar. Buna bacak damarında reflü (kaçak) denir.

Bunun sonucunda kan bacak damarlarında birikmeye başlar, damarlar genişler ve yavaş yavaş varis haline gelir. Büyük varislerin tedavisinde temel prensip, görevini yapamayan bu damarın iptal edilmesidir. Çünkü kapakların düzeltilmesi mümkün değildir.

Kapak yetersizliği herkeste olabilir ancak bayanlarda, kilolu insanlarda ve hareketsiz bir yaşamı olanlarda daha sıktır.

Büyük damarlardaki kapak yetmezliği genellikle büyük varislerin oluşmasına yol açar. Kılcal damarların ve orta boy varislerin oluşumu genellikle buna bağlı değildir.

Varis belirtileri:
1.Ağrı: En sık rastlanan yakınmadır. Genellikle dizlerin aşağısında tüm bacağı etkileyen ağrı oluşturur. Ağrı bir tek noktada ise varise bağlı olma ihtimali azdır. Genellikle yürümek gibi bacak kaslarını çalıştıran egzersizlerle, ayağı yükseltmekle ya da varis çorabı giymekle azalır.
2.Varis damarında ağrı: Varis damarları bazen ağrı yapabilir. Özellikle kadınlarda bu damarlar adet öncesi dönem ya da adet döneminde belirgin ağrıyabilir. Bazen de büyük varislerde pıhtı oluşumu o bölgede ağrı ile beraber kızarıklık oluşturur.
3.Ayak şişliği: Özellikle ayak bileği bölgesindedir. Dizin yukarısında pek şişlik olmaz. Bir tek noktada şişlik olmaz. Ayakta genel bir şişlik oluşur.
4.Yorgunluk: Özellikle çok uzun süre ayakta kalındığında normal insanlardan daha belirginyorgunluk oluşur.
5.Ayaklarda ağırlık hissi: Bazı insanlarda sanki ayaklara ağırlık bağlanmış gibi bir his vardır.
6.Yanma ya da sıcaklık hissi: Yine diz altında belirgindir. Toplardamarlar sıcak havalarda daha belirginleştiği için yazın yanma hissi daha fazladır. Ayakları soğuk suyla yıkamak rahatlatır.
7.Bacaklarda kramp: Özellikle geceleri, yatınca olur.
8.Kaşıntı: Sadece varis olan bölgelerde olur.
9.Uyuşma: Özellikle ayak parmaklarında olur.

• Sabahları az, günün ilerleyen saatlerinde daha fazladır.
• Yakınmalar genellikle bacağın diz altı kısmında belirgindir.
• Akşam bacakları yükseltme ihtiyacı olur.
• Bacağı yükseltmekle ayaklar rahatlar
• Varis çorabı giymekle de şikayetler azalır.
• Sıcak havalarda daha belirgin soğuk havalarda daha azdır.
• Yürümekle azalır, uzun süre ayakta kalmak ya da oturmakla (hareketsizlikle) artar.
Genç insanlarda, özellikle genç bayanlarda dıştan varis görünmese bile bu yakınmalar olabilir. Yapılacak bir Renkli (Doppler) Ultrason incelemesi bacaklardaki toplardamar sorunu varlığını ortaya çıkaracaktır.

Varisler çok büyümüşse seyrek olarak kanama yapar. Damarlar derinin hemen altında olduğu için kanama bazen çok belirgindir ve kişiyi çok korkutur. Ancak varisler yüksek basınçlı damarlar değildir. Bu nedenle atardamar gibi çok kötü kanamaz.

Varis kanaması olursa o bölgeye baskı yapılması o an kanamayı durdurur. Bu bazen uzun sürebilir. Önemi yok, uzun süre basmak gerekir. Daha sonra bir doktora gidilmeli ve tekrar kanama olmadan varisleri tedavi ettirmeliyiz.

Varisler büyük ve çok kıvrıntılı olduğunda kan dolaşımı bozulabilir ve pıhtılaşma olabilir. Pıhtı varislerin tümünde olmaz sadece bir bölgede olur. Varis pıhtılaştığı zaman o bölgede daha önce yumuşak olan damar sertleşir, kauçuk kıvamında olur. Üzerinde hafif kızarma olabilir. En önemlisi çok ağrılı ve hassastır.

Variste pıhtılaşma olursa genellikle sadece o bölgede kalır. İlerlemesi son derece seyrektir. İlerlerse safen damarı dediğimiz varisin döküldüğü damara ilerler. Tüm bunlardan sonra akciğere atması son derece zordur ve çok seyrek görülür. Ancak varis damarlarında pıhtılaşma olursa ve bu şikayetler ortaya çıkarsa Kalp ve Damar Cerrahisi doktoruna gidilmesi ve tekrarlanmaması için varislerin tedavi edilmesi gerekir.

Varis çok ileri düzeyde ise ve üzerinden yıllar geçmişse ayak bileğinin iç kısmında renk değişiklikleri, deride incelme, kılların kaybolması meydana gelebilir. önlem alınmaması durumunda "staz ülseri" olarak bilinen derin doku yaraları oluşabilir. Bu yaralar genellikle çok uzun süre iyileşmez. En iyi tedavi yöntemi varise yol açan safen toplardamar yetmezliğinin tedavisi yani bildiğimiz varis tedavisidir. Bu son derece kolay ve çok etkili bir tedavidir.

Eğer ayak yarası yüzeysel ven yetmezliğine değil de derin venöz yetmezliğe ya da derin ven trombozuna bağlı ise tedavi daha değişkendir. Bunun ayrımı için mutlak suretle Renkli Doppler Usg ile değerlendirme yapmak gerekir.

• Varisin oluşturduğu bacak ağrısı sabahları az, günün ilerleyen saatlerinde daha fazladır.
• Ağrı genellikle bacağın dizaltı kısmındadır.
• Ağrı nedeniyle akşam eve gidince bacakları yükseltme ihtiyacı olur.
• Bacağı yükseltmekle bacak ağrısı rahatlar
• Varis çorabı giymekle de bacak ağrısı az olur ya da hiç olmaz.
• Sıcak havalarda ağrı daha belirgin soğuk havalarda daha azdır.
• Varise bağlı bacak ağrısı yürümekle azalır, uzun süre ayakta kalmak ya da oturmakla (hareketsizlikle) artar.
Eğer bacaktaki şikayetlerimiz bunlara uyuyorsa ve bacaklarda varis varsa, varis tedavisi hem görünen varisleri düzeltecek hem de yakınmaları azaltacak ya da tamamen iyileştirecektir.
Varis tedavisi varisi olan insanlarda yaşam kalitesini artıran bir tedavidir.

Bacak varislerinin çoğu çıplak gözle görülür ve kolaylıkla tanı konabilir. Ama özellikle büyük varislerin oluşumuna yol açan ve dışarıdan görülmeyen derin yerleşimli kaynak damarların tanısı için bir tanı (teşhis) yöntemine ihtiyaç vardır. Varis tanısı için Ultrasonografi ya da uzun adıyla Renkli Doppler Ultrasonografi inceleme yapılır.
Varis tanısını doğru koymak tedavideki en önemli basamaktır. Yanlış tanı, yanlış ya da eksik tedaviye ya da uzun dönemde varisin tekrarlamasına yol açabilir.

Günümüz modern varis tedavisinde Renkli Doppler Ultrasonografi ile yapılan detaylı bir değerlendirme tedavinin en önemli parçasıdır.
Detaylı bir ultrason inceleme ile bacaklardaki normal ve sorunlu damarların haritası çıkarılır ve tedavi tamamen bu plan üzerine yapılır.

1. Egzersiz. Vakit buldukça her tür bacak egzersizi varis için en faydalı etkinliktir. Bunların en kolay ve güzeli bol bol yürümektir. Günlük yürümenin kesin bir zaman sınırı yoktur ancak 30-60 dakika yürümek çok faydalı olacaktır. Yüzme, koşma, bisiklet, tenis, gibi bacak kaslarını çalıştıran tüm sporlar faydalıdır.
2. Uzun süre ayakta durmak ve uzun süre oturmaktan kaçınmak. İşte ya da evde uzun süre ayakta kalmamız gerekiyorsa buna ara ara kısa yürümeler eklemek; uzun süre oturmamız gereken bir mesleğimiz varsa oturduğumuz yerde ayak bileğinin hareketlendirecek egzersizlere alışmak çok faydalı olacaktır.
3. Eğer bunlara rağmen ayaklarda şişlik oluyor ya da varis gelişiyorsa her gün ayağınızı ve bacağınızı kalp seviyesinin daha üstüne çıkacak şekilde yükseltmek. 20-30 dakikalık süre yeterli olacaktır.
4. Uzun süre bacak bacak üstüne atarak oturmak ya da sıklıkla topuklu ayakkabı giymek bacak kaslarının çalışmasını engelleyeceği ya da toplardamar kanının kalbe iletimini zorlaştıracağı için önerilmez. Ama bunların tümden yasaklanması gerekmez.
5. Özellikle bayanlarda fazla kilo bacak varis oluşumunu ve gelişimini hızlandırır. Kilo almaktan kaçınmak gerekir.
6. Bayanlarda varislerin büyük çoğunluğu gebelik ya da doğumdan hemen sonra oluşur. Özellikle gebelik ve doğum sonrasında hareketsizlikten kaçınmak ve gerekirse varis çorabı kullanmak faydalı olacaktır.
7. Sıcak su ve sıcak hava genellikle varise ait yakınmaları artırır ancak varisin ilerlemesinde ne derece katkısı olduğu bilinmiyor. Bu nedenle sauna, sıcak kaplıcalar varisli hastalarda yakınmaları artırabilir. Ama seyrek olarak yapılırsa sorun yaratmayacaktır. Soğuk su genellikle kişiyi rahatlatır ve yakınmaları azaltır.

Hamilelik; hormonal salgılar, alınan kilonun bacaklara verdiği yük ve büyüyen rahmin batın içindeki ana toplardamarlara baskısı nedeniyle yeni varislerin oluşumunu hızlandırıp varolan varisleri daha belirgin hale getirebilir ve sorun oluşturabilir. Günümüzde belirgin büyük varisi olan ve hamilelik düşünen bayanların varisleri hamilelikten önce tedavi ettirmesi önerilir. Ancak orta boy varisler ya da kılcal varisleri için böyle bir öneri yoktur.

Hamilelikte ortaya çıkan varislerin büyük çoğunluğu hamilelik sonrasında kaybolabilir. Özellikle hamilelikten önce varis yoksa, hamilelik sırasında oluşan varislerin daha sonra kaybolma ihtimali çok yüksektir. Diğer hiç bir varis, tedavi edilmeden kaybolmaz.

Hamilelik sırasında varis tedavisi önerilmez. Bunun sebebi lazer ve radyofrekans gibi yöntemlerin ya da köpük ilacının hamilelikteki etkisi bilinmediğindendir. Bu yöntemlerin son derece güvenli olduğu biliniyor ancak bunun hamilelikte de güvenli olduğunun kanıtlanması gerekir. Henüz böyle bir çalışma yapılmadığı için hamilelik sırasında varis tedavisi önerilmemektedir.

Hamilelik sırasında varis gelişimini azaltmak ve yakınmaları gidermek için varis çorabı önerilir. Hafif yürüyüşler, çok kilo almamak, gün içerisinde fırsat buldukça ayakları yükseltmek, topuklu ayakkabı giymekten kaçınmak, uzun süre ayakta durmamak, sol tarafa yatarak uyumak diğer alabileceğiniz önlemlerdir

Huzursuz bacak sendromu (Restless Leg Syndrome) aslında sinir sisteminin bir hastalığıdır ve nöroloji (sinir hastalıkları) bölümünü ilgilendiren bir konudur. Hastalığın neden oluştuğu bilinmiyor. Huzursuz bacak sendromunda varis benzeri yakınmalar oluştuğundan dolayı varis tanısından ayırımı dikkatli bir şekilde yapılmalıdır.
Huzursuz bacak adından da anlaşılacağı gibi bacaklarda huzursuzluk hissedilmesidir. Ancak her huzursuzluk, huzursuz bacak anlamına gelmez. Huzursuz bacak tanısı koymak için aşağıda yazılan 3 maddenin ikisinin karşılanması gerekir:

• Bacağı sabit tuttuğunuzda bacak içinden su akması, karıncalanma, iğnelenme ya da uyuşur tarzda bir his olur ve mutlaka bacağı hareket ettirmeniz gerekir. Bacağı hareket ettirmeden bu his düzelmez. Sorun daha çok gece yatınca oluşur ancak gündüz de olabilir.
• Birinci derece akrabalarda huzursuz bacak vardır. Hastaların yaklaşık yarısında aile üyelerinden birinde de huzursuz bacak vardır.
• Huzursuz bacak belirtileri ya da şikayetleri nöroloji uzmanın verdiği ilaçlarla azalır ya da kaybolur.

Huzursuz bacak çoğunlukla uyurken olur ve hastanın uyku düzenini bozabilir. Ağır geçen olgularda uyku bozukluğu yavaş yavaş yaşam kalitesini bozmaya başlar. Hastalığın kesin bir tedavisi yoktur ama bazı ilaçlar belirtileri azaltır ya da dindirebilir. Huzursuz bacakta yürüme egzersizleri önerilir.

Varis hastalarının çok az bir kısmında (%1 civarı) huzursuz bacak bulguları görülür ve bu duruma "Huzursuz Bacak Sendromu" değil huzursuz bacak benzeri durum adı verilir. Venöz yetmezliği ve varis hastalığı olan bu insanlarda varislerin tedavisi huzursuz bacak yakınmalarını azaltır ya da tümüyle giderebilir.

Hamilelere, damar tıkanıklığı olanlara, kullanılan (sklerozan madde) ilaca karşı alerjisi olanlara uygulanmaz.

İşlem büyük varis tedavisiyle beraber yapılacaksa, ek hazırlık gerektirmez. Yalnız tek başına uygulanacaksa, yanınızda doktorunuz önereceği bir varis çorabı ya da bandaj getirmeniz gerekecektir.

Köpük ya da RF ablasyon işlemi genellikle çok konforlu bir işlemdir. İşlem öncesinde korku ya da gerginliğiniz varsa bunu doktorunuza bildiriniz. Bunun için hazırlık esnasında bile size rahatlatıcı ilaçlar verilerek işlem çok konfrolu hale getirilir.
İşlem varislerin yoğunluğuna göre yaklaşık 30-45 dk arasında sürer.

• Köpük tedavisi riski oldukça az olan bir tedavi yöntemidir. En sık görülen sorun tedavi sonrası deride açık kahverengi bir renk oluşmasıdır (pigmentasyon). Bu renk sorunu tedavi yapılan her 10 hastanın birinde olabilir. Kaybolması bir kaç ay alabilir ancak sonunda tamamen kaybolur.

• Köpük tedavisi kılcal damarlar için yapılmışsa tedaviden sonra, tedavi edilen bölgede yeni kılcal damarlar görülebilir. Bu da yaklaşık her 10 hastanın birinde olur. Bir kısmı kalıcı olabilir.
• Köpük tedavisi sonrası çok daha seyrek görülen sorunlar, işlemden hemen sonra göğüste sıkışma hissi ya da öksürük, görme bulanıklık, özellikle migreni olan kişilerde baş ağrısıdır. Bunlar çok kısa süreli olup genellikle bir iki saat içinde hemen kaybolur.
• Çok seyrek olarak ayaktaki normal toplardamarlarda tıkanmaya yol açabilir. İşlemden sonra belirgin ayak şişliği olursa, işlemi yapan doktorunuza bildirmeniz gerekir.

Hastaneye yatış gerekmez. Kişi tedaviye yürüyerek gelir ve tedaviden hemen sonra yürüyerek hastaneden ayrılır.

Aslında aynı gün bile günlük hayatınıza dönebilirsiniz. Tedavi günü biraz yürümenizi bilhassa isteriz. Ertesi gün çalışmaya bile başlayabilirsiniz. Ancak işlemden sonra her bünyede farklı şiddette olabilecek ağrı gelişebilir. Genellikle hastaneden çıkarken her hastamıza bir ağrı kesici ilaç reçete ederiz. Ağrı kişinin kendi bünyesi ile ilgilidir. Bazen hiç olmaz, bazen belirgin ağrı olabilir. Sadece ağrı olursa günlük yaşantınızı hafif etkileyebilir.

İşlem sonrası doktorunuz belirli periyotlarla sizi kontrole çağırabilir.
• İşlem sonrası bacakta ağrı ve şişme olması durumunda doktorunuza haber veriniz.
• İşlem sonrası, doktorunuzun önerdiği şekilde elastik bandajı ya da varis çorabını kullanmaya devam ediniz.
• İşlemden sonraki gün duş alabilirsiniz.
• Bacaktaki varislerin tümünün giderilmesi için kaç seans tedavi gerektiği tamamen bacaktaki varislerin yoğunluğuna bağlıdır. Varisler çok yaygınsa 4-5 tedavi seans gerekebilir.

Köpük tedavisi uygulanan kılcal damarların yaklaşık %60-70’i, orta boy damarların %90’ı tedavi olur. Yani bir tek tedavi ile tüm varislere iğne ile girilip köpük ilacı verilse bile tek seansta o varislerin tümünün kaybolması mümkün olmayabilir. Köpük tedavisi özellikle yeşil renkli orta boy varislerin tedavisinde en iyi yöntemdir ve son derece etkilidir. RF ablasyon ise daha çok kılcal damar varislerinin tedavisinde son derece etkili bir yöntemdir ve başarı oranı %90’ dır.

İster Lazer, ister Radyofrekans ya da Zamk (Yapıştırma) yöntemleri olsun, tüm bu yöntemler son derece etkili yöntemlerdir ve başarı oranları %95’ tir.

İşlem sonrası hastanın işlem yapılan bacağı bandaja alınır. Antibiyotik ve ağrı kesici ilaçların yer aldığı medikal tedavi düzenlendikten sonra hasta evine gönderilir. Bir sonraki gün bandaj çıkarılabilir.

O gün banyo yapılmaması ve çok ağır egzersiz yapılmaması önerilir. Bunun dışında her şey serbesttir.

İşlem sonrası iğne girim yerlerinde ve tedavi edilen damarlarda hafif ağrı, kızarma ve sertleşme olması beklenen bulgulardır. Ağrı genellikle 1-2 hafta sürer ve kendiliğinden geçer. Bazen ağrı kesici ilaç kullanımı gerekir, bazen gerekmez.

İşlem sonrası kontroller hem klinik inceleme hem de renkli ultrasonla tedavi edilen damarların değerlendirilmesiyle yapılır